(6762 S. K. m. 520, 520/son)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2001 tarih ve 2000/584-2001/368 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkiller ile davalıların Doğa Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını, taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan (3.000.000.000) TL alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının talebinde haklı olduğu ancak (120.000.000) TL fazla faiz talep edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.150.000.000) TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limitet şirket ortağı bulunan davacıların pay devir vaadi hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak açtıkları, alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Limitet şirket ortaklarının pay devrinin şekli ve hükmü, TTK.'nun 520, maddesinde düzenlenmiştir. TTK.'nun 520/son maddesi uyarınca, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmez. Somut olayda bu prosedüre uyulmadığına göre geçerli bir devir yapıldığından söz edilemez. Geçersiz bir devire dayanılarak bir hak ileri sürülemez ve kısmi ödeme yapılması dahi bu sonucu değiştirmez. Bu durum karşısında mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy