(6762 S. K. m. 3, 1301) (3095 s. Faiz K. m. 2/2)
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2001 tarih ve 2000/234-2001/576 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 763.538.000._ TL sının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalılar,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak davanın kısmen kabulü ile 752.579.435 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı ,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,davalı Salih'e' ait kamyonun ,davacı şirkete kasko sigortalı araca verdiği zararın rücuen tazmini isteminden ibarettir. Davalı aracı ticari nitelikte olup,TTK.nun 3.maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve davalıya ait aracın ticari nitelikte olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2.maddesinin 2.fıkrasında;"arada sözleşme olmasa bile,ticari işlerde temerrüt faizi,T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği" belirtilmiş olmasına ve davacı şirkete sigortalı aracın dahi ticari nitelikte bulunmasına göre,olayda istem gibi reeskont (4489 sayılı yasa ile yapılan değişiklik dikkate alınarak 1.1.2000 tarihinden itibaren avans) oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken,davacının bu talebi hususunda olumlu-olumsuz hiçbir karar verilmemesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de,yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının ilk bendine sonradan yer almak kaydıyla "alacağa davalı işleten ve sürücü yönünden 23.3.1999,davalı sigorta şirketi açısından 30.3.2000 dava tarihinden itibaren reeskont,1.1.2000 tarihinden itibaren avans oranında temerrüt faizi tatbikine "ibarelerinin eklenmesine,kararın düzeltilmiş bu yeni şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy