(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.01.2002 tarih ve 2001/443-2002/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı bulunan ve müvekkiline ait olan aracın uğradığı ( 1.748.659.633 ) TL hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek anılan meblağın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın, olay anında alkollü olan Şeref G. tarafından kullanıldığını, hasar bedelinin Poliçe Genel Şartları 4/b. maddesi uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanarak, aracın Recep Y. dışında başka bir şahıs tarafından kullanıldığının kanıtlanamadığını, Recep'in alkollü olduğuna ilişkin bir rapor bulunmadığı, hasar bedelinin ( 1.748.659.633 ) TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan meblağın 10.02.2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.TTK'nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı, rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği taktirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.Mahkemece böyle bir durumda davacılık sıfatının araştırılması bakımından yapılacak iş, davacıya, asıl dava ve talep hakkına sahip bulunan rehin hakkı sahibinden, davaya muvafakat veya icazetleri olduğunu belgelendirmek için süre vermek, bu usulü işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girmekten ibarettir.Somut olayda, kasko sigorta poliçesinde M...-Pa A.Ş.nin dain ve mürtehin sıfatı bulunduğundan, mahkemece, yukarıda anlatılan şekilde araştırma yapılmadan yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy