(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 14)
10.07.2001 tarih ve 2000/253-2001/625 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, 1999 ve 2000 yıllarına ait aidatları ödemediğini için hakkında iki ayrı takip yapıldığını, takiplerinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazlarının iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm doya kapsamından davalının kooperatif hissesindeki 5. kat 25 numaralı meskeni 23.11.1998 de takiplerden önce 3.şahsa devir ettiği, bundan sonra kooperatif borçlarından satın alan şahsın sorumlu olması gerektiği, 1999/2756 Esas sayılı dosyada süresinde itiraz olmadığından takibin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif üyesi hakkında aidat alacağı için yapılan icra takiplerine olan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının dairesini icra takiplerinden önce üçüncü şahsa sattığı ,kooperatif borçlarından satın alan şahsın sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kooperatif tarafından yaptırılan ve müstakil tapu ile ortak adına tescil edilen taşınmazın ortak tarafından üçüncü şahıslara satılması mümkündür. Ancak bu taşınmazın satışı satıcının ortaklık payının da devri anlamına gelmez. Ortaklık payı da kendiliğinden satın alana geçmez. Payın da ayrıca devir edilmesi gerekir. Ortak daireyi satmakla birlikte kooperatifle ortaklık ilişkisi devam ettiğinden, kooperatif tarafından yapılan harcamalardan payına düşen miktar, ancak ortaktan istenebilir.Ortak, kooperatife yapacağı ödemeden dolayı yeni malike rücu edebilir. Bu itibarla davalının devirden sonraki borçlardan da sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. O halde, Bakırköy 3. İcra müdürlüğünün 1999/2756 esas sayılı takibin süresinde itiraz olmadığından kesinleştiği dikkate alınarak, 2000/582 esas sayılı takip dosyası yönünden davacı kooperatifin alacağının gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy