(1086 S. K. m. 222, 223, 224, 225)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.2.2002 tarih ve 2001/862-2002/43 sayılı duruşmalı olarak kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, uyuşmazlık sebebiyle verilen karar yetkisizliğe ilişkin olmakla HUMK'nun 438/2 nci maddesi uyarınca duruşmalı inceleme isteminin REDDİNE, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacakları için icra takibi yaptıklarını, takibin kesinleşerek hacizler tatbik ettirdiklerini, Oğuz Nazlım adlı bir Avukatın vekaletnameye dayanarak icra dosyalarında hacizlerin fekki ve alacaklardan feragat yönünde talepte bulunduğunu, bu avukatın yetkilendirildiği vekaletname, feragatname ve azilnamenin Moskova noterliğinde düzenlenmiş gibi gösterilen sahte vekaletname, feragatname ve azilname olduklarını ileri sürerek, bu belgelerin sahteliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmaya Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetkileri bulunmadığını, belgeleri düzenleyen noterin bulunduğu Moskova mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkili kabul edilmesi halinde şirket merkezleri olan Şişli mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket temsilcisi, şirketlerince yapılan araştırmada iddia edilen belgelerin sahte olduğunu belirlediklerini, belgelerle ilgili bir sorumlulukları bulunmadığını, vekillerinin yetkisiz olduğunu bu nedenle vekilin yaptığı yetki itirazını geri aldıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, sahteliği iddia edilen belgelerin Rusya Adalet Bakanlığınca onaylı olduğu, sahtelik iddiasında imzayı onaylayan noterin taraf olması gerektiği, dolayısıyla davanın Moskova'da görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Moskova Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Moskova noterliğinde düzenlenmiş gibi gösterilen vekaletname, feragatname ve azilnamenin sahteliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili Av.Halil İbrahim Göktürk süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur. Bunu takiben davalı şirket temsilcileri olduklarını ileri süren kişilerce verilen dilekçe ile işin esasının yanında mahkemenin yetkisi konusunda da açıklamalarda bulunularak, şirket vekilinin vekaletten azledilmiş olduğu, şirketi temsile kendilerinin yetkili olduğunu, yetki itirazının yerinde olmadığını, davanın bir an önce sonuçlanması gerektiğini savunmuş, savunmalarını tevsik eden mahkeme kararı, azilname ve temsil belgeleri sunmuşlardır. Buna karşılık davalı şirket vekili olduğunu ileri süren Av.Halil İbrahim Göktürk vekalet görevinin devam ettiğini, şirket yönetiminin kayyıma bırakıldığını, kayyımın verdiği vekaletnameye istinaden görevine devam ettiğini ileri sürerek, bu konuda ihtiyati tedbir kararları ve vekaletname sunmuştur.
Mahkemece, HUMK'un 222 ve izleyen maddeleri uyarınca, "önsorun" veya "arasorun" olarak ta nitelendirilebilecek ve ilk itirazlardan olan yetki itirazının öncelikle incelenip karara bağlanması yolu seçilip, bu konuda isabetli olarak öncelikle davalı şirketi kimin temsil ettiği konusunda inceleme yapılması doğrultusunda ara kararı tesis edilmesine rağmen, hiçbir araştırma yapılmaksızın, yetki itirazının kabulü doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, öncelikle davalı şirket hakkında devam eden davalara ve verilen ihtiyati tedbir kararlarına ilişkin dosyalar getirtilip incelenmek suretiyle davalı şirketi temsile kimin yetkili olduğu tereddütte yer bırakmayacak şekilde belirlendikten ve bu usuli sorun çözüme kavuşturulduktan sonra yetki itirazı konusunun incelenmesine geçilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy