(551 S. K. m. 32, 35)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2001 gün ve 2000/89-2001/723 sayılı kararı onayan Daire'nin 04.06.2002 gün ve 2002/3055-5770 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan M. V. A.'ün temizlik maddelerinde kullanmak üzere BERİL ibareli marka başvurusu ile diğer davalı TPE.ye başvurduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine sadece tuzruhu emteası çıkarılarak itirazın reddedildiğini, oysa müvekkilinin dünyada tanınmış kimyasal madde üreten bir şirket olduğunu ve kimyasal maddeler için tescil ettirdiği SEROL ibareli markanın tanınmaya başladığını, söz konusu markanın dünyanın birçok ülkesinde ve dünyada tescilli olduğunu, davalının tescil başvurusu yaptığı BERİL markasının müvekkiline ait marka ile iltibasa yol açacağını ileri sürerek, davalı TPE.nin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun red kararının iptalini, diğer davalının marka başvurusunun reddini, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı TPE vekili markalar birbirine benziyor ise de, kullanılacağı sınıf ve türlerin farklı olduğunu savunmuştur.
Davalı M. V. A., her iki markanın vasat seviyedeki tüketiciler tarafından rahatlıkla ayırtedilebileceğini, kullanıldığı emtianın farklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dava reddolunmuştur.
Davacı vekillerinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın gerek TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca ve gerekse mahkemece davacının marka tesciline yaptığı itiraz ve ileri sürdüğü hususlar çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. 551 sayılı Markalar Kanunu'nun 32. maddesinde öngörülen ve 7 nci maddeye ilişkin res'en inceleme koşullarının, davacı vekilinin itirazları ve davanın niteliği itibariyle gerçekleşmemiştir. İtirazların niteliğine göre, kurula belge, kanıt ve gerekçelerini sunmayan davacının Kurumun aynı kanunun 35. maddesine göre yaptığı inceleme ve vardığı sonucun usulsüz olduğu yolundaki iddiaları, bu davada dinlenemez.
Öte yandan davacı adına tescilli BEROL ibareli markanın, birçok ülkede, dava dışı şirketler adına ve çeşitli sınıflardaki emtialar içinde marka olarak tescil edildiklerinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, BEROL markası için tanınmışlık keyfiyetinin davacıya ait münhasır bir hak olarak kabulünün mümkün olmamasına ve esasen tanınmışlık esasına dayansa bile değinilen geçekler ışığında, kurulca ve mahkemece davasının reddolunmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin yerinde olamayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 16.090.000.-lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 86.700.000.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy