(818 S. K. m. 51) (2918 S. K. m. 97) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.02.2002 tarih ve 2001/604 - 2002/55 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 1.200.000.000.-TL.nın 22.05.2001 ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Mehmet G. ve Soner G. 24.11.2001 celse, davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı sigorta şirketi, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından hasar miktarının davalı trafik sigortası poliçe limiti dahilinde kaldığı gerekçesiyle, davalılar Mehmet ve Soner G. hakkındaki davanın reddine, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava da açabileceğini düzenlemiştir. ZMMS doğrudan dava hakkı zarar görene madde metninin kaleme alınış şeklinden de anlaşılacağı üzere bir hak getirmekte olup, sigortacıya karşı limitler içerisinde kalan zararı bakımından dava açma yükümlülüğü getirmemektedir. Zarar görenler, hem motorlu araç işleteni ,hem de limitler içerisinde sorumluluğunu belirterek ZMSS.nı yapan sigortacı aleyhine de birlikte dava açma hakkına sahiptir. Böyle bir durumda, işleten ile onun ZMMS.nı yapan sigortacı, zarar görenlere karşı BK.nun 51 nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil sorumlu bulunduklarından, istek halinde mahkemece, limitler dahilinde sigortacı ve işletenin zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulma-larına karar vermek gerekir. Davacı kasko sigortacısı TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak dava açtığına göre, sigortalısına ait tüm hakları kullanma yetkisine haiz olduğundan, onun da zarar veren araç işletenine ve ZMMS.cısına yönelmesinde yasa'ya aykırılık bulunmadığından mahkemece tespit edilen gerçek zarardan davalıların sorumluluklarına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy