(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 84, 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2002 tarih ve 2001/409-2002/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,davalıların maliki,sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın,müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya 6/8 oranında kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, kusur oranın göre, ( 1.073.779.200 )TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,iddia,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı Fikret T. tarafından yapılan ( 700.000.000 )-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde, davacının alacağının ( 373.779.200 ) TL olacağı gerekçesi ile bu miktar alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar,davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,davacı şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtada meydana gelen hasar bedelinin zarar ilgililerinden faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların sorumlu tutulmaları gereken meblağ kusur oranlarına göre, ( 1.073.779.200 )TL olarak tespit edilmiş ve bundan davalılardan Fikret T. tarafından yapılan ( 750.000.000 )TL'lik ödemenin mahsubu ile bakiye ( 373.779.200 )TL hüküm altına alınmışsa da,davada istem alacağın,halefiyet tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline yönelik olup, bu durumda yapılacak hesaplamada davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih ile kendisine kısmen ödeme yapıldığı tarih arasında kalan dönem için faiz hesabı yapılarak, BK'nun 84.maddeside dikkate alınarak, yapılan ödemenin ana paraya sirayet etmesi halinde bu sirayet eden bölümün ana paradan mahsubu, yok eğer sirayet etmiyorsa, yapılan ödemenin davacı alacağından mahsubu ile bakiyesinin hüküm altına alınması ve bu işlem yapılırken, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmamak için,ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılmış olacağından,davacının her hangi bir faiz alacağının kalmaması halinde ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa faize hükmedilmesi, eğer faiz alacağı kalıyorsa bu sefer yine sadece ana alacak tutarına faiz tatbiki suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih ile kendisine kısmi ödeme yapıldığı tarih arasında kalan dönem için,yapılan ödeme nispetinde faiz alacağının hüküm altına alınmamış olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy