(6762 S. K. m. 781, 784) (2918 S. K.m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.11.2001 tarih ve 1999/19-2001/1354 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalılardan Mustafa vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.10.2002 günde davacı avukatı ile davalılardan B... Sigorta A.Ş. avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Azerbeycan'dan Türkiye'ye taşıma işini üstlendiği P... L... emtiasının davalı Mustafa'ya ait ve diğer davalı Adem'in sürücüsü olduğu araç ile taşıma işinin gerçekleştiğini, davalılardan B... Sigorta'nın da CMR sigortacısı olduğunu, yükün taşıma sırasında zayi olduğunu ve yük ilgilisinin açtığı dava neticesi müvekkilinin tazminat ödediğini, sorumlu bulunan davalılar aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B... Sigorta vekili, poliçe genel şartları uyarınca, aracın yola ve yüke elverişsizliğinden ve ambalaj yetersizliğinden doğan risklerin teminat dışı olduğunu savunarak, davanı reddini istemiştir.
Davalı Adem ve Mustafa vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, davacı tarafından taşınması üstlenilen yükün fiilen davalılar Adem 'in sürücüsü Mustafa'nın maliki olduğu araç ile gerçekleştirilen taşınması sırasında musluk bağlantılarından ve kaynak yerlerinden sızarak boşaldığı, poliçe genel şartlarının 6.5 ve 6.15. maddeleri gereğince, aracın yola ve yükü elverişsizliği ile ambalaj hatalarından doğan risklerin teminat dışı olup, davalı sigortacının bir sorumluluğunun bulunmadığı, sürücünün ise olayda bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yükün özelliği ve kimyevi madde olması nedeniyle müdahalesinin de söz konusu olmadığı araç maliki olan Mustafa'nın ise araç işleteni olarak zarardan sorumlu olduğu, zamanaşımı savunmasının süresinde yapılmadığı, sözleşmede sorumluluğunu sınırlandıran hükümlerin geçersiz olup, üst taşıyıcı olarak zararı ödeyen davacının bu davalıya yönelmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davanın Mustafa Balcı yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılardan Mustafa vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı B... Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazları ile davalı Mustafa vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava, ilgilisine tazminat ödeyen üst taşıyıcının, CMR sigortacısı, araç işleteni ve sürücüsüne yönelttiği rücuan tazminata ilişkindir. Davalı Mustafa araç maliki olup, sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine dayalı ve motorlu aracın işletilmesinden ve buna bağlı doğan zararlara dayanmaktadır. Dairemizin yerleşmiş inançlarına göre, motorlu aracın işletilmesi uzun süreli sözleşmeler ile devredilmiş ise, fiili hakimiyet ve iktisaden yararlanma kiracıya ait olduğundan, kayden araç malikine salt işletenin sorumluluğuna dayalı yönelmek mümkün değildir. Ne varki, somut olayda, davalı araç maliki Mustafa ile davacı arasındaki uzun süreli kira sözleşmesi yapılarak araç davacıya teslim edilmiş ise de, 10.08.1991 Araç Kiralama Sözleşmesi'nin "sorumluluk" başlıklı 7. maddesinde sürücü kusuru ile doğan zararların davalı araç maliki üzerinde bırakıldığı görülmektedir. Motorlu aracın işletilmesi ile ilgili böyle bir kira sözleşmesindeki hükümlerin taşıyıcının sorumluluğunu daraltan yasa hükümleri ile ilgisi olmayıp, mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde ise de, varsa sürücü kusuru nedeniyle davalı araç maliki sorumlu olacaktır.
Somut olayda, davalı sürücünün kusur durumuna gelince, yine Dairemizin yerleşik inançları gereğince, sürücü, yüklemeye nezaret yükümlülüğünde olduğu gibi, ambalaj yetersiz ise, taşıtanı uyarmak ve gerektiğinde çekincesini koymak zorundadır. Her ne kadar, mahkemece, göndericiye ait tanker içinde TIR aracına yüklenen kimyevi poliüreten emtiasının, yolda bağlantı yerlerindeki çatlaklardan sızarak akması olayında, yükün özelliği ve niteliği de nazara alındığında sürücüye izafe edilecek bir kusur bulunmadığı yolundaki teknik bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmış ise de, sürücüsünün sorumluluğunun detaylı şekilde irdelendiğini söylemek mümkün değildir. 20 ton gibi yüksek miktarlı yük sızarak ziyaa uğradığına göre, sürücünün yüke fiilen müdahale edemese de, taşıtanı uyarıp talimat beklemesi ve daha basiretli davranması gerekir. Aksi halde, sorumluluğu en azından müterafık kusurundan söz edilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davalı sürücünün, bu kadar yükün sızdığını fark edip edemeyeceği, taşıma safehatinde mutad kontrollerde bunun anlaşılıp anlaşılamayacağı ve sürücüsünün taşıtanı uyarıp uyarmadığı hususunda deliller toplandıktan sonra, gerektiğinde bu konuda taşıma alanında uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sürücü kusuru ve sorumluluğu olup olmadığının belirlenmesi ve buna göre de, kira sözleşmesi çerçevesinde araç maliki Mustafa'nın sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı ve davalı Mustafa yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin davalı B... Sigorta A.Ş.yönünden temyiz itirazları ile davalı Mustafa'nın diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı ve davalı Mustafaı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı B... Sigorta A.Ş. vekiline, yine 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalı Adem 'den alınarak davacı vekiline verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy