(1086 S. K. m. 73) (6762 S. K. m. 704)
Taraflar arasında görülen davada Ağlasun Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2002 tarih ve 2001/51-2002/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin davacıya ait arabadan çalındığını, çekin davalı elinde olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, davalı elindeki çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı Ali G.'in haklı sebeplerle çeki elinde bulundurduğuna dair bir beyanda bulunmadığı ve herhangi bir kanıt sunmadığı, gerçek hamilin davacı olduğu gerekçesiyle, dava konusu çekin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesi, davalı Ali G.'in "S... Mah. Nevruz Sok No 59, Bahçelievler/İSTANBUL" adresine tebliğe çıkarılmış, "alıcı ismen tanınmıyor" şerhi ile iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece, işbu davada vekaleti bulunmayan Av.Salih Beşaltı'na dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Başka bir dava yada icra takip dosyasında vekil olan avukatın bunlar dışındaki bir başka dava dosyasında da vekili olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, işbu dava dosyasındaki dava dilekçesinin, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak davalı asile tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Mahkemenin kabul şekline göre ise; TTK.nun 704.maddesine göre açılan istirdat davasında davacının, hamili olduğunu iddia ettiği çekin meşru hamili olduğunu ve çekin davalı hamil tarafından kötü niyetle iktisap edildiğini veya iktisapta ağır kusuru olduğunu kanıtlaması gerekirken, anılan yasa hükmüne aykırı olarak ispat yükünün davalı tarafa yüklenmesi ve yazılı gerekçeyle davanın kabulü de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy