(CMK m. 30) (6762 S. K. m. 781)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 9.11.2001 tarih ve 2000/564-2001/579 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 9.4.2002 günde davacı avukatı N. D. ile davalı avukatı N. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'ya ihraç ettiği ve davalı tarafından taşınan emtianın, araçtaki soğutma tertibatının yetersiz olması nedeniyle uğradığı hasardan dolayı zararlarının olduğunu ileri sürerek, 10.000 DMın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yükün ihtirazı kayıtsız teslim alındığını ve süresinde tespit veya ihbar yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davalı savunması doğrultusunda davanın reddine dair verdiği ilk karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, yükün alıcıya ihtirazı kayıtsız teslim edildiğini ispat külfetinin davalıya ait olduğu, bu konuda davalı tarafa önel verilmesi ve davacının yaptırdığı 3.5.1995 tarihli ekspertiz incelemesi de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmek suretiyle bozulmuş, Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, taraflardan delilleri istenmiş, taraflar yeni bir belge ibraz etmemişler, bilirkişilerden ek rapor alınmış ve önceki karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtianın taşıma sırasında uğradığı hasarın taşıyıcıdan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemenin, yükün ihtirazı kayıtsız teslim alındığı gerekçesiyle verdiği ilk karar Dairemizce, bu konudaki ispat yükünün davalıda olduğu gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve davalıya teslimle ilgili delillerini ibraz etmek üzere önel verilmiş ise de, davalı bu konuda bozma sonrasında hiçbir delil ibraz etmediği halde, mevcut delillere dayanılarak önceki gibi hüküm kurulmuştur.
Oysa, dosyada mevcut yük senedinde, alıcı K. C. -Nürnberg olarak açıklanıp adresi açıkça belirtildiği ve teslim yeri olarak Nürnberg gösterildiği halde, malı alan firmanın Augsburg'da ikamet eden C. Ticaret unvanlı bir firma olduğu; bu iki firma arasındaki farklılığın ilk bakışta göze çarptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, hamule senedindeki malın alındığı kaydının alıcıya ait olduğu hususu ispata muhtaç durumdadır. Bu kabul şekli bozmaya uyulmak suretiyle mahkemece de benimsenmiş ve davalıya ispat yükünü yerine getirmek üzere önel verilmiştir. Davalı yeni bir delil ibraz etmediğinden, malın gerçek alıcıya teslim edildiğini ispat yükünü yerine getirmemiş olup, Mahkemece, artık malın alıcısına teslim edilmediğinin ve taşıyıcının CMR.nin 30/1. maddesindeki kurtuluş karinesinden yararlanamayacağının kabulü ile davadaki diğer hususların halli yoluna gidilmesi gerekirken, bozmaya uyulduğu halde, bozma kararında gösterilen yolun aksine gidilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy