(2004 S. K. m. 68, 68/b, 69)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.07.2001 tarih ve 2000/121 - 2001/889 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Ahmet A.'ın müvekkili banka ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının müteselsil kefil olduğunu, lehtarın aldığı kartla yaptığı harcamaları ödemediğini ileri sürerek, 782.024.695.-TL.nın 02.09.1999 tarihi itibariyle işleyecek % 165 temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ahmet A. vekili, müvekkilinin kredi kartı nedeniyle yapmış olduğu harcamaların tamamını ödediğini, bankaya borcu olmadığını, davacı bankanın müvekkilinden istediği paranın harcamalarına ilişkin sliplerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda imzaya itirazla birlikte borcu ödediğini bildiren borçlunun sadece borca itiraz etmiş sayılması gerektiği, davalıların taraflar arasındaki kredi ilişkisinin feshedildiği tarih itibariyle hesaplanan borç miktarı ve temerrüt faizinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 777.138.073.-TL.nın 02.09.1999 tarihinden itibaren % 165 faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, faizin gider vergisinin davalılara yükletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ahmet A. temyiz etmiştir.
Davalı, kredi kartı harcamalarının tamamını ödediğini, kendi harcamalarından dolayı bankaya borcu olmadığını, davalı bankanın talep ettiği harcamaları kendisinin yapmadığını, sliplerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğu halde, mahkemece bu savunma yanlış yorumlanarak imzaya itirazla birlikte borcu ödediğini bildiren borçlunun imzayı inkar etmediği, sadece borca itiraz etmiş sayılması gerektiği yönünde gerekçe oluşturulması doğru görülmemiştir. Davalı kredi kartının kaybolmadığını, ancak sliplerdeki imzanın kendisine ait olmadığını, bazı alışverişlerde kredi kartı bilgilerinin optik okuyucularla alınarak sahte kartlara aktarılıp harcama yapıldığını beyan ettiğine göre, davalının bu savunmaları üzerinde durularak, gerektiğinden kredi kartları konusunda uzman bilirkişilerden bu konuda rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy