(6762 S. K. m. 724)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.04.2001 tarih ve 1999/572 - 2001/404 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka nezdinde bulunan müvekkil şirket hesabından, temsil yetkisi olmayan Züleyha tarafından keşide edilen 24.12.1997 tarihli ve (370.000.000.-) TL tutarındaki çek ile para çekildiğini, müvekkil şirketi temsil yetkisinin tek imza ile Nur Ö.'a ait olduğunu, bu hususta imza sirkülerinin davalı Bankaya verildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çek'in davacı şirketin kaşesi ve imzaya yetkili Nur Ö'ın imzasını taşıdığını, imzanın bu şahsa ait olmaması halinde dahi TTK.nun 724 ncü maddesi uyarınca çek defterini iyi saklamayan davacıya karşı bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 24.12.1998 tarihli Genel Kurul Tutanağı'na göre Erol C.'nin davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, dava konusu çek'in bu kişi tarafından davalı bankaya ibraz edilerek bedelinin tahsil edildiği, bu durumda dava dışı Züleyha'nın yetkisiz veya sahte imzayla keşide ettiği kabul edilse dahi, çek bedelini ödeyen davalı bankanın sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte veya tahrif edilmiş olduğu ileri sürülen bir çek'in ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Çek'in muhatabı olan davalı banka, hiçbir aşamada, çek'in sahteliğini veya tahrif edilmiş olduğunu kabul etmiş değildir. Davalı banka, dava konusu çek'in, davacı şirketin yetkili temsilcisi Nur Ö.'ın imzasını ve davacı şirketin kaşesini kaşıdığını, Öte yandan, TTK.nun 724 ncü maddesi uyarınca, çek defterini iyi saklamayan davacıya karşı bir sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle çekteki imzanın, çek keşide etmeye yetkili kişiye aidiyeti araştırılmak, sahteliği ortaya çıkarsa TTK.nun 724 ncü maddesi hükümleri gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy