(6762 S. K. m. 334, 335, 370)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesince verilen 17.7.2001 gün ve 2001/582-924 sayılı kararı bozan Dairenin 7.3.2002 gün ve 2001/10084-2002/1983 sayılı kararı aleyhinde birleşen davanın davacıları vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Asıl davada, davacı vekili, davalı şirketin 19.3.2001 tarihli Genel Kurulunda yönetim kurulu üyelerine TKK. nun 334,335 maddelerinde belirtilen iznin verilmesine dair kararın iptalini istemiş, birleşen davada ise davacılar vekili, aynı tarihli Genel Kurulda alınan tüm kararların TTK. 370.maddesi gereğince yapılan çağrısız toplantının, tüm ortaklar katılmadan icra edildiğinden yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili, Genel kurulda yapılan işlemlerin ve verilen kararların yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, birleşen davanın davacılarının ıskat işleminin geçersiz olduğunu, bunların iştiraki olmadan yapılan genel kurul çağrısız toplantısının da yoklukla malul bulunduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, asıl davanın mahiyeti ve birleşik davanın da, bekletici sorunun mevcudiyeti ve sonucunun beklenmesi gereği vurgulanarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Birleşik davanın davacıları vekili, bekletici sorun olarak kabul edilen davanın neticelenmiş olduğunu böylece bozma nedeninin kalmadığını ileri sürerek, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve bekletici sorun kabul edilen İ. 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/446 sayılı davasına ilişkin kararın henüz kesinleşmemiş bulunmasına göre, birleşen davanın davacıları vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 10.120.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 28.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy