(2918 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.03.2002 tarih ve 2000/294-2002/160 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın sürücü, davalı Hasan B.'in ehliyetsiz olarak 34 NE 112 plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkilince ödenen araçtaki hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı sürücü Hasan B.'in ehliyetsiz olarak araç kullanarak park halindeki araca çarptığı, davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 4/c maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle, davalılardan Hasan B. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, eylem Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 4/c maddesi kapsamında olduğundan diğer davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davacı sigorta, Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na dayanarak aracın ehliyetsiz kullanılmış olması sebebiyle bu aracın neden olduğu kaza sonucu üçüncü kişiye ödenen sigorta tazminatını kendi akidi olan davalı sigorta ettirenden tahsilini talep etmektedir.
Gerçekten de yanlar arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının (tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı) 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameyi haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 nci maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Dava konusu olayda, sigorta konusu aracın ehliyetnamesiz olan davalı şirket sürücüsü tarafından kullanırken riziko gerçekleştiğine göre, Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 ve poliçe genel şartlarının 4 ncü maddesi hükmü uyarınca sigortacının ödediği tazminatın tamamı bakımından davalı sigorta ettirene rücu etmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemece, açıklanan düzenlemeler göz önüne alınarak davacı talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy