(1163 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.03.2002 tarih ve 2001/1226-2002/272 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, bu ve birleşen davalar ile davalı kooperatifin bir hisselerine sahip olan Mustafa A.'nun müvekkillerinden Mustafa'ya 4 hisse, Abdullah'a 7 hisse, Veli'ye 5 hisseyi noter senedi ile devir ettiğini, hisselerin tescili için davalıya müracaat edildiğinde Mustafa A.'nun kooperatifte hisse sahibi olmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, oysa Mustafa A.'nun 16 hisse sahibi olduğuna dair yönetim kurulu kararının olduğunu ancak bu kararın davalı tarafından silindiğinin tespit edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin devir aldıkları hisseler kadar davalı kooperatife ortak olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava vekili, davacıların dava dışı Mustafa A. tarafından dolandırıldıklarını zira, Mustafa A. ile kooperatifin parselasyon işlerini yapmak üzere anlaşıldığını ancak kooperatiften bu nedenle aldığı senetleri 3. şahıslara ciro edip kooperatifi zor duruma soktuğunu, ancak hiçbir hizmet vermediğini, yaptığı iş nedeniyle büroya serbestçe girip çıktığını, bir günde kendisi ve 3. şahısların müracaatları varmış gibi üyeliğe kabulleri hakkında çıkıntıyı 78 nolu karara eklediğini, bu fark edilince daksille bu kısmın silindiğini, davacılara hisse devrinin bu nedenle geçerli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava dışı Mustafa A.'nun davalı kooperatifin üyesi olmadığı, dolayısıyla bu şahıstan hisse devir alan davacıların da kooperatife üye olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, dava dışı Mustafa A. 'ya ait kooperatif hissesini noter devir sözleşmesi ile devir aldıklarını belirterek, devir aldıkları hisseler kadar davalı kooperatife ortak olduklarının tespitine karar verilmesi için işbu davayı açmışlardır. Davalı savunmasında, dava dışı Mustafa A. 'nun kooperatife üye olmadığını dolayısıyla davacıların ortak olamayacağını savunmuştur. Davacıların devir sözleşmeleri ile davalı kooperatife ortak olup olamayacakları dava dışı Mustafa A. ile davacılar arasında görülecek dava sonunda tespit edilecektir. O halde mahkemece, davacılara kooperatif üyeliğinin tespiti açısından dava dışı Mustafa A. hakkında dava açması için uygun bir mehil verilmesi, dava açıldığı takdirde şartları var ise, HUMK.nun 45 nci maddesi uyarınca birleştirilmesi, aksi takdirde; bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi yada dava açılmadığı takdirde dava dışı Mustafa A.'nun kooperatif üyesi olmadığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davada taraf olmayan şahsıda bağlıyacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy