(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 187)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen16.04.2002 tarih ve 2001/453-2002/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bulunan taşıma sözleşmeleri nedeniyle, davalıya ait bir kısım mallarının uluslar arası naklinin gerçekleştirildiğini, davalı şirketin anılan taşımalardan kaynaklanan bakiye ( 5754 ) DEM navlun borcunu ödememesi nedeniyle hakkında girişilen takibe de yetki ve borç yönünden itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra müdürlüğü ve mahkemenin müvekkili ikametgahı Bakırköy olduğundan bahisle, yetki itirazında bulunulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı tarafından yapılan yetki itirazının süresinde yapılmadığından reddine, borca itirazının kısmen iptali ile takibin ( 3.191.018.118.- )TL üzerinden,alacağa % 70 faiz tatbiki suretiyle devamına, ( 1.276.407.000.- )TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun yetkiye ve borca itirazları nedeniyle iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuşsa bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra tetkik merciine aittir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse tetkik mercii tarafından önce yetki itirazı incelenip karara bağlanacaktır. ( İİK .50/2 )
Borçlunun yetki itiraz ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da mahkemede itirazın iptali davası açması halinde, mahkemece kendi yetkisine itiraz edilmiş olması halinde dahi öncelikle icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itirazı tetkik mercii'nin yerine geçerek çözümleyecektir. İcra takibinin yapıldığı yerdeki tetkik mercii yetkili olduğundan yetki itirazı yönünden takibin yapıldığı icra dairesinin kaza çevresinde bulunan mahkemenin de yetkili olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilerek öncelikle icra dairesinin yetkili olup, olmadığı üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz incelenmeksizin, mahkemenin yetkisine yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle reddedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy