(6762 S. K. m. 14, 35/2) (5590 S. K. m. 9)
Taraflar arasında görülen davada Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.3.2002 tarih ve 2001/93-2002/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava HUMKnun 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki" dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı şirketin Hayrabolu ilçesi'nde market açtığını ve TTK'nun 35. maddesi uyarınca kendilerine yapılan uyarıya karşın verilen süre içerisinde ticari işletmeyi ticaret siciline tescil ettirmediğini ve tescilden imtina sebeplerini açık ve etraflı biçimde bildirmediğini ileri sürerek, TTK'nun 35/2. maddesi uyarınca davalının cezalandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin B
Birleşik Mağazalar A.Ş. adı altında market işletmeciliği yaptığını, merkezinin İstanbul'da olup, ticaret siciline kayıtlı bulunduğunu, Hayrabolu ilçesi'ndeki marketin ayrı bir sermayesi ve muhasebesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 5.2.2001 tarihli ilama dayanılarak, işyerinde satışa yapılan malların davalı şirket merkezinden temin edildiği, işyerinin vergi yükümlüsü olmayıp, ayrı bir muhasebe ve yıl sonu bilançosunun düzenlenmediği, TTK'nun 14. maddesi uyarınca bağımsız bir ticari işletme ve şube olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bozma ilamında dava konusu yerin (marketin) TTK. nun 14. maddesi uyarınca bağımsız bir ticari işletme veya şube niteliğinin araştırılması gereğine değinilmiş ve mahkemede bozmaya uymuşsa da, serbest muhasebeci mali müşavir olan bilirkişiden alınan rapordaki bazı tespitlerden yola çıkılarak verilen red kararı yerinde değildir. Mahkemece ticaret hukuku, işletmecilik, muhasebe alanında uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, 5590 sayılı Kanun'un 9. maddesinde öngörülen kriterlerin, özellikle davalı şirkete ait mağazanın müşteriye icapta bulunduğunun ve bu icap üzerine müşterinin de kabulü ile ticari ilişkinin kurulduğunun bir gerçek olduğu göz önüne alınarak, mağazanın kendi başına ticari muamele yapıp yapmadığı kriterinin yeterince araştırılması ve tescil için asıl önemli olan bu yön üzerinde özellikle durulması gerektiği halde, yazılı gerekçelerle davanın reddi yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki, günümüzdeki elektronik iletişim olanaklarının gelişmesi nedeniyle, ticari işletmeye ilişkin muhasebe işlemlerinin şubelerde dahil olmak üzere bir merkezde bilgisayar ortamında tutulabilmesi imkanlarının bulunması karşısında, şubeler açısından ticari işletme niteliğinin belirlenmesi noktasında muhasebe işlemlerin şubede veya merkezde tutulmasının artık ayırıcı bir kriter olarak belirlenmesi ve uygulanması doğru olamaz. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy