(6762 S. K. m. 1269) (1086 S. K. m. 74, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2002 tarih ve 2000/419-2002/92 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kasko poliçesinde aracın rent a car olarak çalıştırıldığının belirtildiğini, aracın müşteri kullanımında iken maddi hasarlı kazaya karıştığını, davalı şirkete başvurduklarında müvekkiline ait poliçenin iptal edilmesi gerekçesiyle hasarın ödenmediğini ileri sürerek ( 1.420.634.000 ) TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan araca ait sigorta poliçesinin kaza tarihinden önce ihbar yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket edilmesinden dolayı müvekkilince süresi içinde iptal edildiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli bir poliçe bulunmadığından müvekkil şirketin hasardan dolayı sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak ( 1.145.034.050 ) TL tazminatın % 80 enflasyon endeksli olarak davalı B... Sigortadan alınıp davacı tarafa ödenmesine, 25.02.2000 tarihinden itibaren hükmedilen üzerinden hesaplanacak % 70 reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava sigortalının kasko sigortacısına karşı açtığı tazminat davasıdır.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sigortalı aracın kısmi olarak zarara uğradığı tespit edilmiş ve bilirkişi raporuna binaen araçta meydana gelen gerçek zarar hüküm altına alınmıştır. Enflasyona endeksli sigorta poliçelerinde enflasyon endeksinin uygulanabilmesi için aracın kısmi hasara değil tam hasara uğraması gerekir. Dava konusu olayda tam hasar değil kısmi hasar olmasına ve mahkemece sigorta teminatı kapsamında kalan gerçek hasarın tazminine hükmedilmiş bulunmasına göre enflasyona endeksli olarak hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca HUMK'nun 74 maddesine göre hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, bundan fazlasına veya başka bir şey hüküm veremez. Davacı, dava dilekçesinde enflasyon endeksinin uygulanmasını talep etmemiştir. Enflasyona endeksli olarak hüküm kurulması bu nedenle de doğru görülmemiştir.
Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda gösterildiği şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. satırında yer alan " % 80 enflasyon endeksli olarak" sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına ve kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy