(6762 S. K. m. 3, 1301) (3095 s. Faiz K. m. 1, 2/3)
Taraflar arasında görülen davada Söke Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.2001 tarih ve 1999/296-2001/1290 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Cemil A. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın 8/8 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 1.300.000.000.TL.nın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cemil A. vekili, müvekkilinin tam kusurlu gösterilmesinin hatalı olduğunu, sigortalı araçta belirtilen miktar kadar hasar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, hasar miktarına göre davanın kısmen kabulüne, 565.627.000.TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı Cemil A. temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı ve trafik tescil kayıtlarına göre kazaya karışan sigortalı araç ile davalı araç özel araç olup, taraflarca aksi iddia edilip kanıtlanmış değildir.
Dava Türk Ticaret Kanununun 1301. Maddesine dayalı ve sigortacı tarafından açılmış rücu davasıdır. Mahkemece işin Ticaret Kanununda düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklandığı gerekçe gösterilerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 3095 S.K.nun 2/3 maddesine uygun Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngörülen reeskont faize hükmedilmiş ise de, zararlandırıcı eylem haksız fiilden kaynaklanmış olup gerek sigortalı ve gerekse davalı tacir olmamakla doğacak ihtilaflar mutlak ticari davalardan değildir. O halde 3095 S.K.nun 1.maddesine uygun olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde anılan kanunun 2/3.maddesine uygun ticari işlerde uygulanan faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, H.U.M.K.nun 438/7. Maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Cemil A. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Cemil A. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 3. satırındaki "02.06.1997 tarihinden" ibaresinden sonra gelmek üzere "31.12.1997 tarihine kadar %30, 01.01.1998 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar %50, 01.01.2000 tarihinden 17.05.2002 tarihine kadar %60, bu tarihten sonra ise %55 ve değişen oranlarda 3095 S.K.nun 1.maddesine uygun olarak" kelimelerinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 4.960.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy