(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 19. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2001 tarih ve 2000/569-2001/892 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işlettiği restorantın sac bacasının sigortalıya ait işyerinin içinden geçerek apartman boşluğuna çıktığını, zamanla baca içinde biriken kurum ve yağların aşırı islenme ile tutuşarak sac bacadan düşen kıvılcımların sigortalı işyerindeki emtiaların yanması ve söndürme sırasında da ıslanarak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, TTK. nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 12.750.000.000 TL.nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yangının çıkışında tüm kusurun sigortalı da olduğunu zira, sigortalının sac bacayı koruyan duvarı yıkarak depo haline getirdiğini, yangının da bu yerde çıktığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre yangının çıkışında davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesine dayanılarak açılmış rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yangının çıkışında davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş ise de davacı şirketin, davalının işyerine ait sac bacayı temizlememiş ve yangının çıkışına bu nedenle engel olamamış olmasının davalının kusurunu oluşturduğu ileri sürülmüştür. Bilirkişi raporunda bu savunma üzerinde durulmayıp, salt davacının sigortalısının sac bacayı koruma altına alan duvarın yıkılması yangının tek nedeni olarak belirtilmiştir. Oysa bacanın kurumla dolu olması yanında davalının işlettiği restoran kaynaklı yağların da bacada birikmesinin yangın çıkışında etkisi değerlendirilmemiştir. O halde mahkemece aralarında itfaiyeci bilirkişi de bulunan yeni bir kurul oluşturularak yangının çıkışı ve zararın artışında sigortalı ile birlikte davalının da ortak kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy