(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 4.Hukuk Mahkemesince verilen 1.10.2001 tarih ve 2000/1263-2001/874 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 1.480.669.608 lira hasar bedelinin, müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, %75 kusur oranına isabet eden 1.110.337.500 lira tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301.maddesine dayalı kasko rücu davasıdır.
Dava dilekçesinde, davalılardan sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu iddiasına yer verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza yerinin kavşak olduğundan hareketle, taraflara %50 oranında kusur verilmiştir. Davacı vekili, olay yerinin kavşak olmadığını, müvekkilinin sigortalısına 2/8 oranından fazla kusur verilemeyeceğini rapora itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü halde, mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamış, ek rapor dahi alınmamıştır. Trafik kaza tespit tutanağındaki anlatımda kavşaktan bahsedilmemiş, tutanağın ilgili bölümünde kavşak işaretlemesi de yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, başka bir uzman bilirkişi ya da kurulu seçilerek, davacı vekilinin rapora itirazını değerlendiren ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy