(818 S. K. m. 104, 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.01.2002 tarih ve 1998/2173 2002/19 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.11.2002 günde davacı avukatı Faruk Ölçer ile davalı avukatı Nurdan Batum gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Mehmet C. isimli şahsın müvekkilden aldığı mal bedeline karşılık davalı bankadan aldığı çek karnesinden keşide edilen 3 adet 24.869.574.393.-TL.lık çeklerin karşılıksız çıktığını, keşideci hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını ve aciz belgesi alındığını, bilahare Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusundan şahsın sahte hüviyet ile çek karnesi aldığının saptandığını, davalı bankanın 3167 sayılı Yasa'nın 2 ve TTK.nun 20 nci maddesinde öngörülen şekilde basiretli bir tacir gibi davranmayıp sahte kimlikli şahsa çek karnesi vererek müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, çek bedeli ve munzam zarar ( faizi kaybı ) toplamı 44.715.275.233.-TL.nın reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, çek karnesinin resmi belgelere dayalı olarak verildiğini, bankacılık uygulaması açısından müvekkiline yöneltilebilecek kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre davalı bankanın kendinden beklenen özeni göstermeksizin çek karnesi vermesi nedeniyle % 50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 12.324.787.197.-TL tazminat ve 9.947.838.920.-TL munzam zarar olmak üzere 22.382.626.117.-TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak,davacının "faiz kaybı nedeniyle munzam zarar" talebinin çeklerin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işlemiş faiz istemi olarak değerlendirilmiş, dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı da 9.947.838.920.-TL olarak hesaplanmıştır. Bu miktar munzam zarar olmayıp, uğranılan faiz kaybı zararıdır. Mahkemece 12.434.787.197.-TL çek bedeli yanında dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı da eklenerek bulunan toplam miktara dava tarihinden itibaren tekrar faiz yürütülmesi BK.nun 104/3 ncü maddesine aykırı görüldüğünden, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy