(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.01.2002 tarih ve 2001/235 - 2002/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından ASTRON+ŞEKİL unsurlu markanın 42 nci sınıfta kullanılmak üzere tescili için davalıya yapılan müracaatın davalının markalar dairesi tarafından daha önce tescil edilen ESTRON+ŞEKİL markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları gerekçesiyle, red edildiğini, red kararına itiraz edilmesine rağmen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından itirazın aynı gerekçelerle reddedildiğini, markalar arasında görsel anlamda bir benzerlik bulunmadığını, markanın şekil unsuru ile birlikte bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı işleminin iptali ile, markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-b maddesine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, her iki marka örneğinin yan yana konulması halinde birbirinden kolayca ayırt edilebildiği, markaların bilgisayar hizmetlerine ilişkin olup, tüketici kitlesinin ortanın üstünde bir eğitim düzeyine sahip olması nedeniyle iltibasın olmayacağı, markaların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-b maddesinde belirtilen şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı işleminin iptaline, davacı markasının tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 53 ncü maddesi hükmüne dayanılarak davalı Türk Patent Enstitüsü'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 22.01.2001 gün ve M-76 sayılı kararına karşı açılmış bulunmaktadır. Her ne kadar davanın, Türk Patent Enstitüsü'nün anılan kararı sebebiyle sadece bu kuruluşun hasım gösterilmesi suretiyle açılmış olması doğru gibi gözüküyor ise de, anılan kurul kararının incelenmesinde davacının tescil başvuru isteminin reddine gerekçe olarak, daha önce tescilli ESTRON markasının bulunduğu hususu gösterilmiştir.
Böyle bir durumda Enstitü aleyhine açılan bir dava ile, davada taraf olmayan marka sahibinin haklarına engel teşkil edecek şekilde hüküm kurulmasının talep edilmesi ve böyle bir talebin kabulü mümkün değildir. Nitekim, davacı vekili dava dilekçesinde de anılan marka ile müvekkilinin tescil istediği marka arasında iltibas bulunmadığını ileri sürülmüş bulunmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece davacı tarafa, ESTRON marka sahibi aleyhine de dava açma imkanı tanınarak açtığı takdirde her iki dava birleştirilerek gerçek anlamda taraf teşkili yapıldıktan sonra davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy