(6762 S. K. m. 1293, 1291)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.10.2001 tarih ve 2000/172-2001/1108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı bulunan müvekkiline ait emtiada, kanalizasyon geri tepmesi sonucu uğranılan (45.136.600.000)-lira hasar bedelinin, (500.000.000)-lira iş durması teminatı ile birlikte ödenmesi amacıyla davalıya müracaat ettiklerini, davalının poliçeyi feshederek hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek toplam (45.636.600.000) lira tazimatın 10.3.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, sigortalının gereken koruma önlemlerini almaması nedeniyle sigorta haklarını kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi rapora dayanılarak, hasarın meydana gelmesinde davacının ihmal ve kusurunun bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminatın (26.198.455.550)-lira olduğu, hasarın teminat dışı kaldığının davalı tarafça kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın hasar ihbar tarihi olan 13.3.1999 tarihinden itibaren % 80 ve değişen oranlarda avans işlemlerine ilişkin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete sigortalı emtiada meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacının kiraladığı depoda bulunan emtianın, dahili kanalizasyondan gelen sularla zarar gördüğü mahkemece tespit edilmiştir. Ancak, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortalı, TTK'nun 1293 ncü maddesinde belirtildiği üzere, zararı önlemeye, hafifletmeye yarayacak makul önlemleri almakla yükümlüdür. Aksi halde, TTK'nun 1291.nci maddesi müeyyidesine tabi bulunduğu gibi tedbir almamaktan dolayı artan zarardan sigortacı sorumlu tutulamaz. Dava konusu emtianın niteliği itibariyle geç önlem alınmasının zararın artmasına etken olup olmadığı, zamanında müdahale halinde zararın artmasını önlemek imkanı olup olmadığı hususları üzerinde durularak, geç ihbarın davacının da müterafik kusurlu sayılması gerektirip gerektirmeyeceği araştırılmadan, eksik incelemeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy