(556 S. KHK. m. 66/II-b)
Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.05.2002 tarih ve 2000/26-2002/120 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.11.2002 günde davalı avukatı Cumhur Tutyol gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait (500) gr.lık "Ç... Filiz Lüsk Çayı" ürününün ambalajını aynen taklit ederek ürettiği çayı piyasaya sürdüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün önlenmesini (500.000.000)'er TL. maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının haksız rekabete konu faaliyetinden dolayı (5.852.641.651) TL. kazanç sağladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, dava konusu çayın piyasadan toplatılmasına, satış ve üretiminin durdurulmasına ve tazminat istemlerinin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça markaya tecavüz ve ambalaj iltibası yolu ile haksız rekabet sonucu uğradığı zararı 556. sayılı KHK.nin 66/ll-b maddesi hükmü anlamında marka hakkına tecavüz eden davalının elde ettiği kazanca dayandırdığına göre, markaya tecavüz oluşturan davalı eylemine konu "Vatan" markalı üründen sağlanan kazancın somut olarak hesaplattırılıp tazminata esas tutulması gerekirken, davalının değişik markaları taşıyan tüm çay üretim ve satış verileri üzerinden bu konuda uzman olmayan hukukçu bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hükme dayanak kılınması doğru olmamıştır.
Öte yandan, hüküm fıkrasının dördüncü satırında sadece markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalı ürününün ad ve cinsi açık ve net olarak belirtilip ambalajlarının toplattırılmasına hükmedilmek gerekirken, davaya konu edilmeyen ambalaj içerisindeki çay ürününün de toplattırılmasına karar verilerek davanın özünün gerektirdiği sonuçların aşılması ve hangi ürünün kastedildiği belirsiz bırakılarak icra ve infazda duraksamalara meydan verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu yön bakımından da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy