(1163 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesince verilen 17.10.2001 tarih ve 2000/905-2001/677 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, gönderilen ihtarnameler sonucunda ihracına dair karar alındığını, ancak kendisine tebliğ edilmediğini, alınan ihraç kararının 1163 sayılı Yasanın 23.maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya usulüne uygun olarak 2 ihtarname gönderildiği ve ihtarda istenilen borç miktarlarına davacı tarafın bir itirazı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyizi üzerine, karar, Dairemizin 22.3.1999 gün ve 1999/176 Esas- 2442 K. Sayılı ilamıyla, davacıya gönderilen 1.ihtarnamede ödememe müeyyidesinin gösterilmemesi nedeniyle, anılan ihtarın Kooperatifler Kanununun 27.maddesine uygun olmadığı ve bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davacının ihraç kararının iptali ile kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmiş, anılan kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar bu kez, Dairemizin 10.4.2000 tarih ve 2000/1956 E-2900 K. sayılı ilamıyla Dairemizin ilk bozma ilamından sonra, davalı vekiline duruşma günü tebliğ olunup, bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulmaması nedeniyle, bu kez davalı yararına bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davacı hakkında alınan ihraç kararının usulsüz olduğu, ancak, dosyaya sunulan ibranameden, davacı vekiline ( 369.730.000 ) liranın ödendiğinin anlaşıldığı, bu ödeme içerisinde davacının kooperatife yaptığı tüm ödemenin yer aldığı, davacı vekilince kooperatifin ödeme yapılan miktarla sınırlı olarak ibra edildiği, üyeliğin varlığı ve devamı, artan aidat alacağı olduğu hususunda bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, bundan sonra da davacının ortak olarak yükümlülüklerini yerine getirmediği, ortak olarak yatırdığı aidatlarını geri alan ve ortak olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın üyelikten kendi rızası ile vazgeçtiği, başka bir anlatımla, hakkında alınan ihraç kararının benimsendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy