(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.03.2002 tarih ve 2001/17-2002/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait havai hatta davalının sevk ve yönetimindeki araçla hasar verildiğini, oluşan davacı şirket zararının tahsili amacıyla girişilen takibe de, davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevabında, kusur ve hasar oranına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davalının olayın oluşumunda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak tutarı 1.062.625.503 TL.ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı Türk Telekom A.Ş tacir olup TTK. nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı yasanın 2. maddesinin 2. fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiz oranına göre istenebileceğinin belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans oranında temerrüt faizi tatbikine imkan tanır biçimde takibin devamına karar vermek gerekirken gerekçe gösterilmeden yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının üç numaralı bendinde yer alan değişen oranlarda yasal faiz kelimelerinin karardan çıkartılarak yerine,%70 ve değişen nispetlerde avans oranında temerrüt faiziyle ibarelerinin getirilmesine, kararın düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 52.422.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy