(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2002 tarih ve 2002/249 - 2002/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 119.950.000.-TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hasar miktarını ve kusur oranını kabul etmediklerini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı Sahan Yılmaz, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın Sahan Yılmaz bakımından açılmamış sayılmasına, diğer davalı bakımından ise kısmen kabulü ile 98.196.875.- TL.nın 22.10.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasına dayalı rücuan tazminat davasıdır. TTK. nun 1301 nci maddesine göre sigortacı hasar bedelini ödemekle ödediği miktar bakımından zarar gören yerine geçer. Kasko sigortasıyla ilke olarak, sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar teminat altına alınır. Davacı tarafça hasar tespiti yaptırılırken çektirilen fotoğraf bedeli gerçek zarar kapsamında değildir. O halde gerçek zarar içinde fotoğraf bedelinin dahil edilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davada, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına ve davacının davasının kısmen kabulü edilmiş bulunmasına göre, red olunan miktar üzerinden 1136 sayılı Yasa'nın 4667 sayılı, Yasa ile değişik 164/son maddesi ve Avukatlık Ücret Tarifesi dikkate alınarak, davalı vekili yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi de doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle de davalı Hazine yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Hazine yararına BOZULMASINA, 24.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy