(2918 S. K. m. 91, 99, 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.04.2002 tarih ve 2000/700-2002/148 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin oğlu, torunu ve gelininin içinde bulunduğu araca davalı sigorta şirketi tarafından kasko ve ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı aracın çarpması suretiyle meydana gelen kazada gelinleri, torunları ve oğullarının vefat ettiğini, davalı sigortadan ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamındaki zararlarını talep ettiklerini ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını iddia ederek 1.000.000.000 TL. tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan aracın müvekkil şirket nezdinde sadece ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu sigortanın trafik poliçe limitini aşan zararlara aşan kısım için devreye giren bir poliçe türü olup, davacının talep ettiği 1.000.000.000 TL.nın trafik poliçe limiti içinde kaldığını bu nedenle trafik poliçesini tanzim eden sigorta şirketine husumetin yönlendirilmesini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı Hilmi E.'e ait aracın paket sigorta poliçesi ile mali sorumluluk sigortasının bulunduğu, poliçe uyarınca kişi başına 1.000.000.000TL. limitin kabul edildiği, olay tarihi olan 30.05.1999 tarihinde Hilmi E.'in sevk ve idaresindeki davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olarak davacıların murislerinin içinde bulunduğu otomobilin üzerine düşmesi sonucu meydana gelen kazada davacıların murislerinin vefat ettiği, olayda davacıların murisinin kusurunun bulunmadığı, davacıların talep ettikleri 1.000.000.000 TL. sigorta tazminatının sigorta poliçesinin teminat sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.000.000.000 TL.nın 30.05.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların oğlu, gelini ve torununun içinde bulunduğu araca davalı şirkete ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu vefat etmeleri nedeniyle davalı sigortacıdan ihtiyari mali sorumluluk kapsamındaki zararların tazmini istemine ilişkindir.
İhtiyari mali sorumluluk sigortasına hakim olan esaslardan başlıcaları gerçek zarar, kusur esasına göre sorumluluk ve sınırlı sorumluluk ilkeleridir. Bu sigortada sigortacı poliçede yazılı limitle sınırlı olarak sorumludur. Burada öncelikle üzerinde durulması gereken limitle sorumluluk sıfatlarının başlangıç ve bitiş noktalarıdır. Sigortacı, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmından sorumlu bulunmaktadır. O halde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının sorumluluğunun miktarı ile başlangıç noktası Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile güvence altına alınan limit sınırı olmaktadır. Bitiş noktası ise poliçede gösterilen azami hadler ( limitler ) olmaktadır. Nitelikçe ihtiyari mali sorumluluk sigortası bir zarar sigortası türü olduğundan bu sigortada sigorta ettirenin gerçekten sorumlu olduğu zararın miktarın tespiti ile bu zararın giderilmesi esastır.
Buna göre, mahkemece, davacıların yoksun kaldıkları destek miktarının uzman bilirkişi tarafından tespitinin yaptırılarak, gerçek zararları belirlenmelidir. Bilirkişi vasıtasıyla tespit edilen ve ödenmesi destekten yoksunluk miktarından zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla temin edilen ve ödenmesi gereken tutarın düşülerek, geri kalan miktara limit dahilinde olmak üzere hükmedilmesi gerekirken mahkemece, davacıların talep ettikleri 1.000.000.000 sigorta tazminatının poliçe teminat sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün eksik incelemeye dayalı olarak verilmesi nedeniyle davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, yasaya aykırı mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy