(1086 S. K. m. 275) (556 S. K. m. 8, 39)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 4.4.2002 tarih ve 2001/314-2002/183 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "LIPIDIL" adlı ilacı marka başvurusunun davalı idare tarafından dava dışı U.... Kimya San. Tic. A.Ş: adına tescilli "LIPIDROL" markasına benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, bunların ilaç ve mühtahzarlar için kullanılacak markalar olduğunu, eczacı ve doktor gibi eğitimli kişilere hitap ettiğini ayrıca son eklerinin ayırt edici olduğunu ve birbirine benzemediğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 21.02.2001 ve M 236 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nin 8. maddesine göre markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, "LIPIDIL" ve "LIPIDROL" markalarının ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu, TPE incelemesi sırasında "LIPIDROL" markasının sicilden terkinine ilişkin karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-4.12.2001 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu ürünlerinin ilaç olduğu, ilacı kullanan hastanın ilaç tercihini kendi isteği doğrultusunda ve bizzat yapmadığı, doktorun tercihine uymak zorunda olduğu, ilaçların eczacılar tarafından satışa sunulduğu dolayısıyla doktor ve eczacı gibi eğitimli kişilerin aslında kullanan olduğu, LIPIDIL ve LIPIDROL kelimelerini arasında kulak algılaması yönünden yeterince farklılık olduğu, ayırt edici ekler nedeniyle bilgilenmiş tüketici grubu (doktor ve eczacılar) açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu açıkça belirtildiği halde, doktor tarafından bilinçli olarak tercih edilen ve reçeteye doğru olarak hızlı ve okunaksız bir biçimde yazılan iki kelimeden birinin reçeteyi okuyan eczacı ya da kalfası tarafından diğeriyle karıştırılması riski olduğundan raporun sonuç kısmında markalar arasında iltibasa yol açacak benzerliğin bulunduğundan bahsedilmiştir. Objektif ilkelere göre bilinçli kullanıcı grubu (doktor ve eczacılar) yönünden markaların aynı yada ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olmadıkları açık olarak tespit edildiği halde sübjektif ölçülere ve yasal olmayan bilirkişi heyeti gerekçesine itibar edilerek markalar arasında benzerlik bulunduğunun kabulü ve davanın reddin doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy