(1163 S. K. m. 16, 17) (2004 S. K. m. 68)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.02.2002 tarih ve 2001/874-2002/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi bulunan müvekkilinin 6.10.1999 tarihi itibariyle üyelikten ihraç edildiğini, yaptığı ödemelerin iadesini talep ettiği halde, ödemelerin üç yıl süreyle ertelendiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, bu hususta girişilen icra takibinin de davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geri ödemelerin kooperatif mevcudiyetine zarar verdiği için üç yıl süreyle ertelendiğini, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ihraç kararının alındığı yıla ait bilançonun 25.06.2000 tarihli genel kurulda kabul edilerek kesinleştiği, bu toplantıda geri ödemelerin ertelenmesi hakkında bir karar alınmadığı, önceki genel kurullarda bu yolda alınmış kararların davacıya bağlamayacağı, alacak miktarının (1.382.000.000) TL. olduğu gerekçesiyle, itirazın iptali ile takibin anılan meblağda ana paraya, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından ihraç edilen davacının, ödemelerinin tahsili amacıyla giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ihraç kararının alındığı yıla ait bilançonun kesinleştiği 25.06.2000 tarihli genel kurulda, ödemelerin ertelenmesi hakkında bir karar alınmadığı, önceki genel kurullarda, bu yolda alınan kararların davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Oysa, davacı o tarihte kooperatif ortaklığından ayrıldığına göre 25.6.2000 tarihli genel kurul kararının iptalini isteyebilecek durumda değildir ve kooperatif genel kurul kararları ancak ortakları bağlar. Bu durumda 25.6.2000 tarihli genel kurulda, ödemelerin ertelenmesi yolunda bir karar alınsaydı dahi davacı ortak hakkında uygulanamayacağı kabul edilmelidir. Dosyada bulunan 15.8.1999 tarihli genel kurulda ise ayrılan üyelere ödemelerin üç yıl sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, iadelerin tutarının kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olup olmadığının ve bu nedenle genel kurulun geciktirme kararının uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy