(7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.04.2002 tarih ve 2001/109-2002/180 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, ancak çıkarma kararına dayanak ihtarların yasaya aykırı olduğu gibi tebligatlarında usulsüz olduğunu ileri sürerek, 3.7.2000 tarihle çıkarma kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak, davanın reddini isetmiştir.
Mahkemece, çıkanma kararının Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine uygun olarak 14.07.2000 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 3 aylık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya HUMK.nun 21. Maddesine uygun olarak tebliğ edilen ihraç kararına karşı 3 aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. Maddesine göre, yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre "adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması" gerekmektedir.
Somut olayda davacıya gönderilen çıkarma kararının Kanun'un 21 nci maddesine göre tebliğine ilişkin tebligat parçasında muhataba haber vermesi için Hasan Bektaş'a bildirildiği belirtilmiş olmasına rağmen bu şahsın imzası alınmamıştır. O halde bu tebligat yasanın 21 ve tüzüğün 28 nci maddesine uygun bir tebligat değildir. Mahkemece, bu husus gözönünde tutularak davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esası hakkında karar vermek gerekirken, davanın süreden reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy