(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2001 tarih ve 1996/170-2001/628 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketler ile dava dışı Karabeyoğlu A.Ş.nin baraj yapımı konusunda adi şirket olarak bir araya geldiklerini, Karabeyoğlu A.Ş.nin davalı bankaya olan borcundan dolayı davalının baraj şantiyesinde 87 iş makinesi üzerinde 21-22.01.1993 tarihinde haciz uyguladığını, bu araçlardan 38 adedinin Karabeyoğlu A.Ş.ne, 41 adedinin müvekkillerine, 8 adedinin de adi ortaklığa ait olduğunu, müvekkillerine ait araçlar üzerindeki hacizlerden 20 adedinin 15.02.1993 tarihinde kaldırıldığını, araçların yeddi emine teslim edilmesi nedeniyle baraj inşaatının durduğunu, hacizlerin kaldırılması için iki ayrı dava açıldığını, birinci davada İcra Tetkik Merciinin 30.11.1995 tarihli kararı ile 25 kalem hacizli menkul üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını ancak kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olduğunu, ikinci dava da ise, verilen red kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu ancak, davalının kararın kesinleşmesini beklemeden bir kısım malları sattığını, bu şekilde hukuka aykırı işlemler ile yapılan hacizler nedeniyle araçların kullanılamama veya kiraya verilememesi nedeniyle müvekkillerinin zararı bulunduğunu, haciz işleminin kötüniyetli ve kasıtlı olduğunu ileri sürerek, malların günlük kiraları ve bakım onarım faaliyetlerinin durması nedeniyle toplam 78.680.000.000.TL. maddi ve 5.000.000.000.TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dava ile de, asıl davada tazminata hükmedilmesi halinde, günlük rayiç kira bedellerinin haksız fiil tarihleri esas alınarak dolar karşılığı olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ve dava dışı borçlu şirket arasındaki ilişkinin adi şirket olarak nitelenemeyeceğini, şirketlerin sadece belli bir işin belli kısımlarını üstlenmiş olduklarını, bu nedenle haciz için borçlu şirketin tasfiye payının beklenmesine gerek olmadığını, kötüniyetli olarak ortak girişim grubu kuran borçlu Karabeyoğlu A.Ş.nin malları haczolunurken şantiyede davacılarında mallarının bulunmuş ve bunlarında haczedilmiş olmasının İ.İ.K.nun 97/2.maddeye uygun olduğunu, kusurları bulunmadığını, olayda haksız fiilin unsurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddin istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı bankanın alacağının tartışmasız olduğu, bu alacak nedeniyle haciz yoluna gitmesinin ve adi ortaklığa ait şantiyede haciz uygulanmasında tazminat sorumluluğunu gerektirir her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy