(6762 S. K. m. 1263, 1264, 1265) (2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.05.2002 tarih ve 2001/852-2002/456 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrika binasının davalı şirket nezdinde deprem rizikosunda kapsar biçimde sigortalı olduğu dönemde meydana gelen deprem sonucunda hasarlandığını, buna rağmen sigorta şirketince ödemenin hasarın poliçe muafiyet sınırları içerisinde kaldığından bahisle ödenmediğini, oysa poliçe yer alan bu muafiyet kaydının karmaşık nitelikte kaleme alınıp, geçersiz sayılması gerektiğini, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe muafiyetinin sigorta bedeli üzerinden % 5 olup, meydana gelen hasar bedelinin %5 muafiyet sınırı içerisinde kaldığını belirterek, davanın reddi ile davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, poliçe teminatının 1 trilyon lira olduğu, bunun %5'i olan muafiyet sınırının 50 milyar TL. olup, 50 milyar TL.den aşağıda olan hasar taleplerinin ödenmemesi gerektiği yolundaki davalı tezini kabul etmenin mümkün bulunmadığı, poliçede kastedilen %5 muafiyet sınırının poliçe teminat miktarının %5'i değil, meydana gelen hasarın %5'i olduğu, meydana gelen hasar bedelinin ( 500.000.000 ) TL. olup, muafiyetler uygulandıktan sonra davacı alacağının ( 375.000.000 ) TL. olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına, ( 375.000.000 ) TL. asıl alacak, ( 4.315.068 ) TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam ( 379.315.068 ) TL. için yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacağa yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, ( 151.726.027 ) TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sigortacılık uygulamasında, rizikonun oluşması halinde sigortacının ödemesi gereken sigorta örtüsü altında alınan sigorta bedelinden belli bir oranının sigorta hasar teminatı dışında bırakılmasına "sigorta muafiyeti" adı verilmektedir. Sigorta muafiyeti bir yandan primin ucuzlamasını sağlarken öte yandan, sigorta ettireni daha özenli ve basiretli davranmaya yönlendirmesi bakımından sigortacılık sektöründe önem taşıyan bir kavramdır. Bir başka anlatımla, sigorta muafiyeti, sigorta örtüsü altına alınan riziko cinsi ve sigorta bedeli ile yakından ilgilidir.
Bu genel açıklamalardan sonra,taraflar arasındaki sigorta poliçesinde Muafiyetler başlığı altında,her bir deprem hasarında sigorta bedeli üzerinden %5 tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırılmış bulunmasına göre,somut olayda sigorta bedelinin % 5'ini aşmayan hasardan dolayı sigortacının sorumlu tutulmasının mümkün olmaması karşısında,davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bir takım gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy