(5846 S. K. m. 1/B, 2)
Taraflar arasında görülen davada ( Ankara Asliye Beşinci Ticaret Mahkemesi )'nce verilen 13.4.2000 tarih ve 1998/892-2000/141 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin "Turkish Odyssye" adlı tanıtım kitabı ile aynı adlı Internet sayfasının yazarı ile yayıncısı olduğunu, bu eserde yer alan özgün Türkiye haritasını davalıların "Penet" dergisinde izinsiz olarak kullandıklarını ileri sürerek 500.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, haritanın özgün bir yönü bulunmadığını, müvekkilce davacının sitesinden kopyalanmadığını, kaldı ki Internet ortamında kullanılan tüm verilerin anonim nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporundaki ayrık görüşe itibar edilerek, haritanın bilimsel eser niteliğinde olduğu, davalıların eseri izinsiz olarak kopyalayıp yayınladıkları gerekçesiyle davanın 300.000.000 TL. ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- 5846 sayılı FSEK.nu, eseri, eser sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim-edebiyat, musiki, güzel sanat ve sinema eserleri türlerinden biri içine giren her nevi fikir ve sanat mahsulü olarak tanımlanmıştır. Anılan Yasanın 2/3. maddesinden her nevi haritanın eser mahiyetinde olduğu anlamı çıkıyor ise de, yasanın korumasından yararlanacak bir eser olup olmadığı, bu hükmün 1/B maddesi hükmüyle birlikte değerlendirilerek sahibinin hususiyetini taşıyıp taşımadığının tespitine bağlıdır.
Mahkemenin hükmüne dayanak alınan azlık görüşe sahip hukukçu bilirkişi, her nevi haritanın yasanın himayesinden yararlanacağını, dava konusu haritanın ayrıca sahibinin hususiyetini yansıtan özgün bir eser olduğunu belirtirken, raporunda, bu saptamanın kabul edilebilir dayanaklarını göstermemiştir. Ayrıca, diğer iki bilirkişi de haritanın özgün bir niteliğinin bulunmadığı yolunda görüş bildirmişlerdir. Bu itibarla, mahkemece aralarında haritacılık konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bir haritanın nasıl meydana getirildiği, dava konusu haritanın sahibinin hususiyetini yansıtıp yansıtmadığı, yansıtıyor ise bunların neler olduğu hususunda rapor alınmak, gerektiğinde dava konusu haritanın nasıl meydana getirildiği yolunda davacının da beyanına başvurulmak suretiyle neticesine göre bir hüküm kurulmak gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıdaki 1 no'lu bentte açıklanan bozma sebebine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA , 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy