(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.03.2001 tarih ve 1996/661-2001/214 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.01.2002 günde davacı avukatı Ahmet Özkoca ile davalılar avukatı Mahmut Ceylan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin 31.03.1996 tarihine kadarki yöneticileri olduğunu, davalıların yönetimde iken usulsüz harcamalar yaptıklarını, oluşturulan hesap tetkik komisyonunda davalıların kooperatifi yaklaşık olarak, 10 milyar lira zarara uğrattıklarının saptandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.500.000.000-liranın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, iddianın doğru olmadığını, inşaat işlerini yürütmek için zaman zaman vadeli işlemler yaptıklarını, tüm harcamaları kooperatifin işleri için yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda yaptırılan ve hüküm kurmaya yeterli bulanan bilirkişi raporuna göre, davalıların yönetici olduğu dönemde kooperatif inşaatlarının 6 blok halinde 49.800.156.375-liralık mahiyet seviyesine ulaştıkları ve bu miktarın ortaklardan toplanan aidat miktarlarından fazla olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalıların suiistimalleri veya ihmallerinden söz edilemeyeceğinin belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif yöneticilerinin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat alacağına ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların yönetimleri sırasında bir takım usulsüz harcamalar yaptığını, inşaatın emanet usulü ile yapılması evresinde satın almış göründükleri bir kısım malzemenin inşaatta kullanılmadığının, oluşturulan hesap tetkik komisyonunca tespit edildiğini ileri sürerek, kooperatifin uğradığı zararın davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, davanın reddine istemiş, mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde, davacı kooperatif inşaatlarının 1994 yılı başına kadar müteahhitçe yapıldığı ve daha sonra davalıların yönetiminde emanet usulü ile yapıldığı tespit edilmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda, kooperatif kayıtları üzerinde bir inceleme yapıldığı belirlenemediği gibi, davacının dayandığı hesap tetkik komisyonu raporundan ve davalıların yönetimi sırasında yapılan inşaattan hiç söz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu halde, mahkemece yapılacak iş, yeniden kooperatifin tüm kayıtları, 1994 yılı faaliyet raporları, hesap tetkik komisyonu raporu getirtilip, incelettirilmek ve gerekirse kooperatif inşaatları üzerinde keşif yaptırılarak davalıların yönetimi sırasında hesaplarda bir açık olup olmadığı saptanmalı ve oluşacak sonuca göre, hüküm kurulması gerekirken, yetersiz ve Yargıtay denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 250.000.000-lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 22.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy