(6762 S. K. m. 58) (556 s. KHK. m. 9, 61) (1086 S. K. m. 193)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.04.2002 tarih ve 2002/48-2002/134 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.01.2003 günde davacı avukatı Cihat Aktaş gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "Protel" markasının davalı yanca marka ve ticaret unvanı olarak haksız şekilde kullanılmak suretiyle haksız rekabet yapıldığını ileri sürerek, TTK.nun 58/b-c ve 556. Sayılı KHK.nun 9. Ve 61. Maddeleri gereğince haksız rekabetin önlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne davanın kabulüne karar verilmiş ve Dairemizce karar davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, İstanbul'da özel görevli ve yetkili "Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin" kurulduğu, ancak devir kararının görevsizlik veya yetkisizlik kararı niteliğinde olmadığı, bu nedenle de HUMK.nun 193. Maddesi hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce resen gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın açıldığı İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nin 27.11.2001 tarihli kararı ile dava dosyasının İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak, bu karar tarafların tebliğ edilmemiş ve usulen kesinleştirilmemiştir.
Ticaret Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ayrım görev ayrımı niteliğindedir. Davanın açıldığı mahkeme, uyuşmazlıkla kendisinin görevsiz olduğuna karar verdiği takdirde kararın taraflarca tebliği ve usulen kesinleştirilen sonra HUMK.nun 193, maddesi gereğince tarafların gönderen yada görevli mahkemece 10 günlük sürede tahrik dilekçesi verilmesi durumunda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, dava dosyası usulüne uygun olarak kendisine intikal ettirilmeyen mahkemece, esas kaydına bu yönde meşruat verilerek kapatılıp dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesi gerekirken, davaya devam edilerek esasa ilişkin hüküm kurulması usul yönünden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy