(CMR m. 23, 32) (6762 S. K. m. 767)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.10.2001 tarih ve 1999/1446-2001/1209 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.01.2003 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline taşıma poliçesiyle sigortalı otomotiv yedek parça emtiasının Fransa'dan Türkiye'ye karayolu ile taşınması sırasında emtianın bulunduğu aracın kazaya uğraması sonucu emtianın bir kısmının ağır şekilde hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, ( 22.315.705.000 ) TL.'nin ödeme tarihi olan 16.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 767 ve CMR Konvansiyonu'unn 32 nci maddeleri uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, kendilerine herhangi bir ihbar yapılmadığını, anılan Konvansiyon'un 23/2. maddesine göre müvekkilinin sınırlı sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, hasarın aracın bariyerlere çarpıp yan devrilmesi sonucu meydana geldiği anlaşıldığından araç sürücüsünün ağır kusurlu sayıldığı ve bu durumda zamanaşımı süresinin TTK.nun 767/5. maddesi gereğince 10 yıl olup, bu süre dolmadığından, davalının zamanaşımı def'inin reddedildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının isteyebileceği tazminatın 22.315.704.850 TL. olarak belirlendiği ve davalı vekilinin raporlara itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, uluslararası karayolu ile eşya taşınmasından kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki bu uyuşmazlığa CMR Konvasiyonu hükümlerinin uygulanacağı konusunda da, bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, zamanaşımı def'inin anılan konvansiyon'un 32 nci maddesi hükümleri uyarınca değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, bu uyuşmazlığa uygulama alanı bulunmayan TTK.nun hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy