(6762 S. K. m. 788/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2002 tarih ve 2001/571-2002/334 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından taşınan çini tabakların, teslim yerinde kırık olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerinde firma yetkililerinin bir beyana bulunmadan uzaklaştığını, emteanın değerinin ( 900.000.000 )TL. olduğunu ileri sürerek, zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eşyanın alıcısına imza karşılığında teslim edildiğini, bu durumda TTK.nun 788. maddesi uyarınca dava hakkının düştüğünü, alıcının mahkemece aracılığıyla bir hasar tespiti de yaptırmadığını, hasar bedelinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kırıldığını iddia ettiği eşyaların, teslim alınmasından sonra sekiz gün içinde gerekli tespitin yaptırılmadığı, eşyaların taşıma sırasında kırıldığı hakkında bir delil ibraz edilmediği, eşyaların teslim alınması sırasında bir çekince olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıyanın haksız fiili nedeniyle verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir. Eşyanın kayıtsız şartsız kabulünün, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürmesi TTK.nun 788/1. maddesi hükmü gereğidir. Ne varki, somut olayda 22.8.2001 tarihli tutanak ile eşyanın hasarlı olarak taşındığı, taşıma sırasında kırıldığı, taşıyıcı şirket yetkililerinin imzası ile belgelendirilmiştir. Bu durum karşısında TTK.nun 788/1. maddesi uyarınca davacının ispat yükümlülüğü yerine getirilmiş olduğundan, taşıtanın dava hakkı düşmemiştir. Mahkemece, hasar nedeniyle istenen tazminat bakımından işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy