(818 S. K. m. 41, 42, 43) (1136 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.06.2001 tarih ve 2000/824-2001/818 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait damperli kamyonun, telefon kablolarını koparmak suretiyle hasarlandırdığını ileri sürerek 6.314.833.340 TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait kamyonun iddia edildiği şekilde herhangi bir hasara neden olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporlarına göre 4.900.956.000 TL. nın olay tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, olay nedeniyle davacı tesislerinde oluşan zararın hesabında davacı yanın esas aldığı değerler ile bilirkişi raporundaki değerler farklı miktarlardadır. Bilirkişinin belirlediği değerlerde hangi kıstasların esas alındığı belirtilmemiş ve bu rapora davacı taraf itirazda bulunarak değerlerin belirlenmesinde Bayındırlık Bakanlığı'nın belirlediği birim fiyatların uygulanmasının yerleşik bir uygulama olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece davacı yanın bu itirazları gözetilmediği gibi malzeme ve işçilik giderleri için KDV eklenmeksizin hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan davanın reddedilen kısmı için davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin tarife gereğince hesaplanması gereken miktardan fazla olarak hesaplanarak hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 198.501.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy