(1086 S. K. m. 9, 21) (6762 S.K. m. 1301) (HGK. 25.12.2002 T. 2002/11-1105 E. 2002/1102 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2002 gün ve 2002/163-2002/225 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleten ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek TTK. nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 842.159.375 TL.nin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tarık T., davada olayın meydana geldiği ve kendisinin ikamet ettiği yer olan Çatalca Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunmuştur.
Davalı Erdal A. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, HUMK. nun 9/2 nci maddesi gereğince birden çok davalının bulunması halinde davanın ortak yetkili mahkemede görülmesi gerektiği, haksız fiilin Çatalca'da meydana geldiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301. maddesine dayanılarak açılmış rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, her üç davalı açısından ortak yetkili olan kaza yeri mahkemesinde davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Tarık T.'nın yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
HUMK. nun 9/2 nci maddesinde Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillere anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir denilmektedir. Yine aynı kanunun 21. maddesinde ise Haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vukubulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir. Hükmü yer almaktadır. Anılan kanuni düzenlemeler ve HGK'nun 25.12.2002 gün ve 2002/11-1105 esas ve 1102 karar s. ilamına göre, bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Olayda davanın, davalılardan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı'nın ikametgahı mahkemesinde açıldığı ve HUMK. nun 21. maddesindeki yetki kuralının genel yetki kuralını ortadan kaldıracak nitelikte kamu düzenine ait kesin bir yetki kuralı olmadığı, davacının seçimlik hakkını kullanarak davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde dava açtığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy