(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.05.2002 tarih ve 2000/63-2002/283 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.01.2003 günde davacı avukatı Uğur Karaağaç ile davalı avukatı Selçuk Kumaşbay geldi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kira sözleşmesine aykırı davranarak müvekkilinin kiraladığı araç oyun parkını kullanmasına engel olduğu ileri sürerek, kiralananın eski hale iadesi ile 5.000.000.000 TL. maddi, 2.000.000.000 TL. manevi ve 2.000.000.000 TL. müşteri potansiyeli kaybı toplamı 9.000.000.000 TL.sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi olarak kabul edilen ek davada ise 40.000.000.000 TL. daha maddi tazminatın tahsili isteminde bilinmiştir.
Davalı vekili, sözleşme süresi bitiminde tahliyenin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, dava konusu yerin musakkat olduğu, 6570 sayılı Kanun hükümlerine tabi bulunduğu ve usulüne uygun bir fesih bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 45.000.000.000 TL.sının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu taşınmaza kira sözleşmene aykırı şekilde el atmanın varlığı ile haksızlığı hususu önceki dava ile çözümlenmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 )Dava ve ek dava, kira sözleşmesine aykırılıktan doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dönem zararı hesaplanırken 86.335.749.527._ TL sının yarısı olması gerektiği belirtilmiş; ancak hesaplamada yanlışlık yapılarak 43.167.874.763.50TL yerine 45.000.000.000._TL rakamına ulaşılmıştır. Mahkemece açıklanan husus gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3 )Öte yandan kabule göre de, bir dönemlik ciro kaybının yarısından ibaret zararın tamamının ancak dönem sonunda oluşacağı nazara alınarak gecikme faizinin uygulanacağı tarihin saptanması gerekirken, henüz zararın oluşmaya yeni başladığı el atma tarihinden itibaren, saptanan tazminatın tamamına gecikme faizi uygulanması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy