(1086 S. K. m. 9, 21) (6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 85, 110)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.5.2002 tarih ve 2002/213-2002/250 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın zarar gördüğünü, dava konusu olayda davalı sürücünün kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen 497.200.000 TL. nın 23.02.2001 ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sebahattin A., kendi ikametgahı ile dava konusu trafik kazasının meydana geldiği yerin Bursa olması nedeniyle yetkili mahkemenin Bursa mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın yetki yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalılar yanıt vermemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, HUMK. nun 9/2 maddesi uyarınca birden fazla davalısı halinde davanın haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinin ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, süresi içinde talep halinde dosyanın yetkili Bursa nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirkete kasko sigortalı araca davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın çarpmasından kaynaklanan rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Davada, işleten, sürücü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının yer aldığı durumlarda davanın hukuki dayanağı TTK. nun 1301.maddesi yanında 2918 sayılı Kanun'un 85 ve devam eden maddelerinde yazılı hukuki sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıktır. Bilindiği gibi ilke olarak bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, HUMK. nun 9/2.maddesi uyarınca dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği, aynı Kanun'un 21.maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun, hem de HUMK. nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. 2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesinin son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de, dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Dairemizin kararlılık gösteren uygulamasında da, davada Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının yer alması halinde, sigorta rücu davasının bu davalının ikametgahında da açılması mümkün bulunmaktadır.
Dava konusu olayda, 2918 sayılı Yasa'nın 110.maddesine uygun olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının ikametgahı mahkemesinde dava açıldığına göre, davanın haksız fiilin vuku bulduğu ortak yetkili yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiştir. Mahkemece, davanın yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek, bir kısım davalıların yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy