(6762 S. K. m. 30, 33, 510, 511) (Ticaret Sicili Tüzüğü m. 31, 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.06.2002 tarih ve 2001/984-2002-505 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Evcil İnşaat Ltd. Şti.ne (1) hisse ile ortak iken, hissesini 9.2.2000 tarihli noter hisse devir senedi ile devrettiğini, devrin şirket tarafından kabul edildiğini ve devir nedeniyle anasözleşmenin 1. ve 6. maddelerinin değiştirildiğini, bu değişikliğin ve ortaklıkla ilişkisinin kalmadığının tescil ve ilanı için davalıya başvurulduğunu, ancak talebin reddedildiğini ileri sürerek, davalı memurluğun 1.10.2001 gün ve 2001/2696 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının şirketi temsil etme yetkisinin bulunmadığını, şirket müdürünün görev süresinin dolmasına rağmen yeniden, karar alınmadığını, bu nedenle şirketin organsız kaldığını, davacının Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31. maddesinde yer alan ilgili kişi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31. ve TTK.nun 30. maddesi uyarınca davacının Ticaret Sicil Memurluğu'nu hasım göstermek suretiyle dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket anasözleşmesinde yapılan değişikliğinin tescili isteğinin reddine dair Ticaret Sicili Müdürlüğü kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı limited şirketteki payını yine dava dışı bir üçüncü kişiye devrettiğini, bu konuda yasaya uygun olarak noterde devir sözleşmesi yapılıp, diğer ortakların muvafakatinin sağlandığını ve anasözleşmede değişiklik yapılarak bu hususun kesinleştiğini, ancak bu anasözleşme değişikliğinin tescili için davalı Ticaret Sicil Memurluğu'na kendisi tarafından yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, bu red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bilindiği gibi limited şirketlerinin kuruluşları TTK.nun 510. ve 511. maddelerine göre tescil ve ilan edilir. Yine anasözleşmedeki değişiklikler de TTK.nun 515. maddesi uyarınca ilk anasözleşmede olduğu gibi tescil ve ilana tabidir. TTK.nun 33. ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerekir. Adı geçen tüzüğün 38. maddesi uyarınca bir hükmi şahsın ana sözleşmenin değiştirilmesi, tescil edilmiş vakılarda değişiklik sayılır ve tescil hakkındaki hükümlere tabidir. Limited şirketlerde TTK.nun 510. maddesinde tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre tescil ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Hükmü şahıs tacir bakımından ilgili onun yetkili organları veya salahiyetli temsilcileridir.
Dava konusu olayda davacı, limited şirketteki payını yasaya uygun olarak bir başkasına devredip, ortaklık sıfatını kaybetmiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere hükmü şahsiyeti olan limited şirketin anasözleşme değişikliğinin tescili, ancak hükmü şahsiyeti olan limited şirketin yetkili organı olan müdür tarafından istenebileceğinden, şirketteki paydaşlık sıfatı sona eren davacının bu yoldaki talebinin davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce reddi yukarıda belirtilen yasa ve tüzük hükümlerine uygun bulunmaktadır. Bu konuda davacının anasözleşme değişikliğini tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen dava dışı limited şirket aleyhine açacağı tescile icbar davası sonucu alacağı hükümle Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 38/2. maddesi uyarınca tescili sağlama imkanı bulunmaktadır.
Yukarıdan beri ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, payını devredip ortak sıfatını yitiren davacının, daha önce ortağı olduğu şirketin anasözleşme değişikliğinin tescilini isteme yetkisi bulunmadığından, bu konudaki tescil isteminin reddine dair kararın iptali isteğinin mahkemece reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy