(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2002 tarih ve 2001/782-2002/515 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 15.01.2001 tarihli ihtar ile istifasını bildiren, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin istifasının kabulüne ve Mart 2001 tarihinde yapılacak genel kurulda aidatların iadesinin karara bağlanacağına ilişkin cevabın yönetim kurulu başkanınca yazılı olarak 25.01.2001 tarihinde kaleme alınıp müvekkiline bildirildiğini, 14.04.2001 tarihinde toplanan genel kurulda, istifa eden üyelere ödeme için yönetime yetki verilmesinin kararlaştırıldığını ve 2000 yılı bilançosunun da tasdik edildiğini, üzerinden bir ay geçmesine ve alacağın muaccel olmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmaması üzerine, 5.830.000.000 lira aidatın iadesi için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatif başkanının yazısının doğru olduğunu, ancak yönetim kurulunun aldığı kararda, o yazıdaki gibi bir taahhüdün yer almadığını ve bir genel kurul tarihi verilmediğini, bu durumda yasa ve anasözleşmeye göre alacağın muaccel olmamasına rağmen davacıya 2.10.2001 ve 8.11.2001 tarihinde toplam 4 milyar lira olarak, iyiniyetle, yasal mecburiyet olmadan ve alacağına mahsuben ödeme yapıldığını savunarak, erken başlatılan takibe dayalı bu davanın da bu nedenle reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, istifanın kabul edildiği 2001 yılına ilişkin 31.12.2001 tarihli bilançonun 2.3.2002 tarihinde kabul edildiğini, bu durumda 1.8.2001 tarihli takibin, alacak henüz muacceliyet kazanmadan başlatıldığı, dolayısıyla erken başlatılan takibe davalı bu davanın da bu nedenle reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının istifası 25.01.2001 tarihinde davalı kooperatifçe kabul edilmiş olup, dava, ödentilerin iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında, davalı tarafından davacıya toplam 4.000.000.000 lira ödeme yapıldığı ve davacının yatırdığı aidat miktarından geriye kalan 1.788.524.450 liranın 31.12.2001 tarihli bilançoda davacıya ödenecek borç olarak gösterildiği noktaları çekişmesiz ve davalı tarafın doğru bulunduğunu bildirdiği bilirkişi raporu ile de sabittir.
Bu durumda, 1.8.2001 tarihinde başlatılan takip, davalı tarafça benimsenerek, davacıya bir miktar ödeme yapılmış olmakla, artık davacı alacağının muacceliyet tarihinin tespiti için 1163 sayılı kooperatifler Kanunu'nun 17/1 nci ve anasözleşmenin 15 nci maddesi hükümlerindeki koşulların ve sürelerin aranmasına gerek kalmadığının kabulü ile mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy