(1163 S. K. m. 2, 17)
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.05.2002 tarih ve 2001/350-2002/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden 2000 yılında istifa ettiğini, müvekkiline iadesi gereken aidat bedelinden 600.000.000 TL.sı için çek veren davalının bakiye bedeli ödemediğini ileri sürerek, 2.608.000.000 TL.nın temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda alınan karar gereği ayrılan üyelere ayrılma tarihlerine göre sırayla ödeme yapıldığını, ancak davacıya henüz sıra gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 2000 yılına ait 21.01.2001 tarihli genel kurulda kabul edilerek kesinleşen bilanço gereği davacı ortağın genel gider payı düşüldükten sonra 1.721.997.435 TL. alacaklı olduğu, kooperatifin 22.2.2001 tarihinde temerrüde düştüğü, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifi tehlikeye düşürmeyeceği, çıkan ve çıkarılan ortaklarla ilgili listenin sırasına göre olmadığı gerekçesiyle, 1.721.997.435 TL.nın 22.2.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından istifa ettiğini ileri sürerek, yatırılan paranın istirdadını istemiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1.maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Öte yandan, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. 26.05.2000 tarihli genel kurul toplantısının 15.maddesinde "Ayrılan ortakların durumu görüşülerek, gelen aidatların toplamından gider miktarının düşülmesinden sonra kalan kısmın %20'lik bölümünün en eski çıkan ortaktan başlayarak ödenmesi" önerisi kabul edilmiştir. Anılan genel kurul kararı, davacının ortak olduğu dönemde alınmış olup, karar, davacıyı bağlar. Hükme esas alınan 27.02.2002 tarihli bilirkişi raporunda, genel kurul kararına göre belirlenen çıkan ortak listesine uyulmadan, birisi davacı olmak üzere, iki ortağa kısmen ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafından da nedeni belirtilmeyen kısmi ödeme yönündeki yönetim kurulunun bu eylemi, 26.02.2000 tarihli genel kurul kararını ortadan kaldırmaz. 27.02.2002 tarihli bilirkişi raporunda çıkan ortak sayısı da dikkate alındığında, davalı kooperatifin ödeme gücünde olmadığı belirtilmiş ise de, rapor yeterli gerekçeyi içermemektedir.
Mahkemece, ortaklığı sona eren ortak sayısı ve bunlara yapılacak ödemenin kooperatifi acze düşürüp düşürmeyeceği konusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy