(1086 S. K. m. 438) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.06.2002 tarih ve 2000/908-2002/614 ayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilleri murisinin davalı şirkete kasko poliçesi ile sigorta ettirdiği aracının 8.9.1999 günü tek taraflı kazada hasarlandığını, yapılan 20.01.2000 tarihli yazılı başvuruya rağmen davalının, alkollü araç kullanıldığından bahis ile ödeme yapmadığını ileri sürerek, 13.615.890.000 liranın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın, sürücünün alkollü araç kullanımı nedeniyle teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün alkollü olarak araç kullanmasının münhasıran olaya etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. 8.9.1999 günü meydana gelen kaza ve hasarı davacı, 20.1.2000 günü davalı sigortaya bildirmiş olup, 16.2.2000 günü başlayan inceleme sonucu ekspertiz raporu 18.2.2000 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi de gösterilmeden bu faizin başlangıcının olay tarihi olarak belirlenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasına gereksinim göstermediğinden, HUMK. nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (hüküm) bölümünün ilk paragrafında yer alan kaza tarihi olan 8.9.1999 ibaresinin çıkartılarak yerine 18.2.2000 ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy