(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Soma Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2002 gün ve 2000/592-2002/249 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi yapılan davalıya ilişkin aracın neden olduğu kazada zarar gören araç malikine ödeme yapıldığını, ödenen miktarın davalıdan tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere, işbu dava, icra takibine vaki itirazın iptali davası olarak açılmış bulunmaktadır. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için ortada yetkili icra dairesinde yürütülen mevcut bir icra takibi bulunmalıdır
Bilindiği üzere icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu yalnızca yetki itirazında bulunmuş ise, bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra tetkik merciine ilişkin olup, yine yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra tetkik merciinden isteyebileceği İİK'nun 50/2.maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda, alacaklı icra tetkik merciine başvurmadan aynı Kanunun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisinin araştırılması ve şayet buna ait itiraz yerinde değil ise, borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. Böyle değil ise, yani icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılıyor ise, o zaman mahkemece borcun esasına ait itiraza geçilmeksizin, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle, davanın bu yönden reddine karar verilmelidir.Bu halde alacaklı taraf icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağlayıp, borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden, ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası açma koşulları oluşmadığından bu davanın dinlenmesi mümkün değildir.
Dava konusu olayda, davalı borçlu Şişli 6. İcra Dairesi'nce çıkartılan ödeme emrine karşı, yetkili icra dairesinin Soma İcra Dairesi olduğu yolunda yetki itirazında bulunmuş, ayrıca borcun esasına da itiraz etmiş bulunmaktadır. Alacaklı davacı ise, itirazın iptal edilmesine ait bu davayı Soma Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açarak, davalı borçlunun icradaki yetki itirazını benimsemiş bulunmaktadır. Nitekim, dava dilekçesinde de, yetki itirazına hiç değinilmemiş, sadece borçlunun borca vaki itirazının geçersiz olduğu ileri sürülmüş durumdadır. Böyle bir durumda Şişli İcra Dairesi'nde yapılmış olan icra takibi, yetkisiz icra dairesi olması itibarıyla ortada geçerli bir icra takibi bulunduğundan söz etme imkanı yoktur. Zira, davacı alacaklı yetkili icra dairesinde davalı borçluya yeni bir ödeme emri tebliği ile yükümlü bulunmakta ve bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmaktadır.
O halde, ortada geçerli ve yetkili yer dairesinde yapılmış bir icra takibi mevcut bulunmadığından koşulları oluşmayan icra takibine vaki itirazın iptali davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde hiç durulmadan, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuş ve kararın bozulması gerekmiştir
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy