(6762 S.K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Niksar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2002 tarih ve 2000/201-2002/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mehmet tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortası ile sigortalı aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 6.010.000.000.- liranın 14.1.1999 ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet, hasar ve kusuru kabul etmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mehmez aracı kazadan önce 22.10.1998 tarihinde noter senedi ile diğer davalıya sattığını, kendisine husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi, davalı araca ait poliçenin kayıtlarında bulunamadığını savunarak, davaının reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davanını kısmen kabulü ile 4.507.500.000.- liranın 14.1.1999 ödeme tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mehmet temyiz, etmiştir.
Dava, TTK.'nun 1301. madesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
2918 sayılı KTK.'nun, değişik 20/d madde hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştiren devir işlemleri, araç rnülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik siciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi, idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülki yetin devri için kurucu bir nitelik taşımaz. Bunun bir sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Aracı, noter satışı ile devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi, aracın maliki sayılır.
Taşova Trafik sicilinden 9.7.2001 tarihli verilen cevaptan, O5 XX XXX plakalı aracın Taşova Noterliğinin 5140 yevmiye nolu satış senedi ile kazadan önce 22.10.1998 tarihinde dava dışı İsmail'e satıldığı anlaşılmakta olup, husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, davalılardan Mehmet hakkındaki dava reddedilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalılardan Mehmet'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy